Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Futbol Profesyonel bir spor değildir.Futbol özellikle bireyselliğin gelişmediği ve insanların kendilerini ait oldukları "gruplara" göre tanımladığı ülkelerde bir çeşit "kabileler arası kansız savaştır".
Her yeni transfer kabileye yeni üye olmuş bir savaşçı gibi algılanır ve bir süre oynadıktan "savaştıktan" sonra diğer bir kabileye geçmesi aslında hoş karşılanmaz.Eski takımını "kabilesini" aşağılayan yorumlar yapması da bu tip ülkelerde espri olarak değil "ihanet" olarak algılanır.

Günün Algı Analizi (TRUMP-OBAMA)

Sevgili dostlar,

Değerli takipçilerimden bir tanesinin bana göndererek analiz etmemi rica ettiği ve oldukça ilginç bulduğum bir fotoğrafın algısal analizini sizlerle paylaşmak isterim.

Trump’ın seçim zaferinden sonra yenik başkan Obamayla Beyaz Saray’da ilk görüşmesi. Kazanan ve Kaybeden arasındaki beden dili farklarını görmek için harika bir poz.

1) Trump siyah takım ve beyaz gömlek üstüne kırmızı kravatla tam bir güç üniforması giymiş. Beyaz gömlek üstüne siyah takım her zaman otorite ve güç sembolüdür ancak kırmızı kravat ekstra dikkat çekicidir. Eğer bir çalışan olarak bir iş görüşmesine gidiyorsanız bu tip kırmızı kravat kullanmanız hoş karşılanmaz ancak gerçekten güç sahibi bir yöneticiyseniz ve otoritenize dikkat çekmek istediğiniz bir toplantıya gidecekseniz Trump’ın giydiği kırmızının tonunda bir kravat takmanızı tavsiye edebilirim. Dikkat çekicilik özelliği yüzünde kırmızı kravat televizyondaki ana haber bülteni sunucularının ve siyasetçilerin de vazgeçilmez renklerindendir.

Kır…

Günün Algı Analizi (İşe alım mülakatını bekleyen insanlar )

Günün Algı Analizi (İşe alım mülakatını bekleyen insanlar )
İşe alım mülakatlarında ne kadar bilgili ve tecrübeli olursanız olun sizinle görüşecek insanlar hakkınızdaki fikirlerini aslında ilk dakikalar içinde verirler ve bu ilk algıları sizin hakkınızdaki kararlarında etkili olur. (Tabi kimse bunu kabullenmek istemez)
Görüntünüzü ve algınızı yöneterek olduğunuzdan daha etkili görünebileceğiniz gibi bunları yönetmeyi beceremeyerek olduğunuzdan daha etkisiz bir görüntü de verebilirsiniz.
Yani eğer kötü bir algı oluşturuyorsanız, diplomalarınızın da, tecrübenizin de iş görüşmelerinde zerre kıymeti yoktur, çünkü bir kere hakkınızda olumsuz bir yargı oluştuğu anda ağzınızla değil kuş, jet uçağı tutsanız iş işten geçmiştir.
Bir işe alım mülakatı görüşmeyi yapacağınız kişinin odasında değil, görüşmeyi yapacağınız firmanın kapısından girer girmez başlar. Bu sebeple her ortamda dışarıya karşı verdiğiniz sinyallere dikkat etmeniz ve algınızı kontrol etmeniz gereklidir.
Mesela resimde iş görüşmesi…

Günün Algı Analizi (Trump ve Trudaeu)

Kanada Başbakanı Trudeau yeni Amerikan başkanı Trump tarafından ağırlanıyor.

Yer: Beyaz Saray.

1) Arka planda eski bir şömine, açık renk duvar kağıtları ve gene aynı açık sarı renkte nine tipi klasik ev koltukları.

Amerikan Başkanlarının konutunun ismi White House'dur ve bunu “Beyaz Saray” diye çevirmek bizim uydurmamızdır çünkü tam çevirisi Beyaz Ev’dir ve Amerikan halkının seçtiği bir vatandaşın oturduğu ve halk tarafından ona verilen "ev" anlamına gelir.

Zaten "saray" tipi bir kelime "monarşiden" nefret eden Amerikan halkında hiç iyi bir etki yaratmazdı. Saray bizim bilinçaltımızın yansıması yanlış bir çeviridir.

Eh orası ev olduğuna göre aslında Amerikan başkanları konuklarını evlerinin şömineli oturma odasında ağırlar.Dikkat ederseniz dizayn tam da eski bir evin oturma odası şeklindedir.

2) Bir fotoğrafa baktığınız zaman resmin solunda kalan kişi,o resme bakanların zihninde daha baskın ve etkili algılanır. Bu sebeple bir resim çektireceğiniz zaman bunu…

Güzel uyanmanın psikolojik önemi.

Beynimizin uyku durumundan uyanma durumuna geçtiği ilk dakikalar son derece önemlidir. Bu ilk dakikalarda olumlu bir zihinsel yapıyla uyanırsanız algılarınız da ona göre şekillenerek tüm gününüzü aynı olumlu tavırla geçirmeniz daha kolaylaşır. Sabahları güzel ve olumlu uyanmak için kendinizi ayarlayın. Güne negatif duygularla ve daha gözünüzü açmadan olumsuz haberlere bakarak uyanmanız tüm gününüzü etkileyecektir. "Yatağın tersinden kalkmak" sözünün altında çok ciddi psikolojik gerçekler bulunmaktadır.

Trudeu ve Merkel beden dili analizi.

Kanada Başbakanı Trudeu ve Alman Şansölyesi Merkel başbaşa bir yemekte. Merkelin yanındaki güvenlik danışmanı Heusgen.

Trudeu halkın siyasetçisi imajı gereği kolları sıvalı kravatsız açık renk gömlek giymiş.Yakışıklı ve genç bir imajı var.Fiziksel güzellik siyasetçilerin seçilme oranını her zaman arttırır. O da bu imajının farkında. Öne eğilip tek kolunu uzatarak masada kapladığı yeri arttırarak karşı tarafa üstünlük kurmaya çalışmış ancak diğer koluyla da kendisini koruyacak bir engel oluşturmuş. Saç traşı bile hafif dağınık ve uzun stilde gene imajına göre dizayn edilmiş. Gülümseme ve göz teması da çok yerinde. Kısacası beden dilini çok iyi kullanmayı "öğrenmiş" bir siyasetçi.

Merkele gelirsek. O da gene eğilerek ve her iki koluyla kendini korumaya alarak Trudeu'nun hamlesine cevap vermiş ve kendini iyice ufaltmış. Bu tür istem dışı "kendini ufak gösterme" aslında hedef küçültme amaçlıdır ve karşıdan tehdit algılandığını gösterir.

Saç şekli ve giyim tarzıyla bi…
İnsan dikkati sınırlıdır ve dikkat harcanan her şey zihinde "bilişsel yüklenme" durumu üretir.Yanlış logo ve paket dizaynı müşterilerin "bilişsel yüklenme" durumlarını zararlı şekilde arttırdığı için yapılan bazı çalışmalarda müşterilerin bazı ürünleri görmeye bile dayanamadığı gözlenmiştir. (Nerede kaldı satın almaları) "Marka algısı danışmanlığı ne işimize yarayacak,bizim matbaada çalışan çocuk cin gibi valla,her şeyi yapıyor"diyen değerli firma sahipleri ve yöneticilerine duyurulur. Sizin cin gibi çocuk "sanat yeteneğiyle" şu an canınıza okuyor olabilir.

VİZYON

Klasik Zeka Testlerine göre 130 ve üstü IQ seviyesi oldukça zeki kabul edilir. Önümüzdeki 30 sene içinde 12.000 IQ'luk sanal zekaya sahip bir bilgisayar sistemi gelişirse insanoğlunun o sistemi nasıl yönetebileceğini görmek ilginç olacaktır.
Bunlar şu anki gündemimize göre bilim kurgu gibi gelse de dünyanın parlak zihinleri,büyük şirketlerin sponsorluğunda yapılan konferanslarda bu konuları konuşuyorlar.
Ülkemizde doğru dürüst faydası olmayan yüzlerce seminer ve konferansa sponsorluk yapan "kurumsal" firmalarımız acaba zahmet edip alt tarafı bir otel ve uçak parası harcayarak (ki onları da vergiden düşerek) bu konuları düşünüp,tartışabilecek bir avuç parlak zekalı insanımıza imkan sağlasalar atomlarına falan mı ayrılıp batarlar mı acaba ?
Bence bir şey olmaz çünkü tüm bu organizasyon bazı CEO'ların firma hesabına misafirlerine çektikleri bir et yemeği ziyafeti kadar tutmaz kanımca.Ülkeleri için bir gün et yemezlerse ölmezler.
Bir de o konuşmaları güzel bir kamerayla…

Paradigma Şoku

1600 senesinde yaşayan bir insan uzaktaki insanlara sesini duyurmak için ya bağırır ya da top ateşi gibi ses çıkaran bir şey kullanırdı.Bütün ulaştırma saman yiyen hayvanlarla yapılır ve bugün bizim uçakla yarım saatte gittiğimiz bir yere ulaşmak için haftalarca yol teperlerdi (tabi yolda ölmezlerse) Bu insanı zaman makinesine bindirip içinde bulunduğumuz çağa getirsek bugün bize normal gelen görüntülü iletişim,televizyon, internet ve akıllı telefonları gördüğü an beyni ve sinir sistemi gördüklerini yorumlayamayacak ve büyük ihtimal şok geçirerek ölecekti. 1400'lü yıllarda yaşayan bir insanı 1700'lü yıllara götürseniz o da çok şaşırırdı ama şok geçirip ölecek kadar büyük bir şaşkınlık yaşamazdı çünkü iki dönem arasındaki gelişmişlik aralığı o kadar da fazla değildir. Bizim bugün yaşadığımız çağın tarihte hiç bir zaman örneği olmadı ve bugünkü kanlı çatışmaların en önemli sebebi yeni paradigmaya uyum sağlayamayan insanların gösterdiği şiddet tepkileridir. Bu konularda yorum ya…

ISRARIN YIKAMAYACAĞI DUVAR YOKTUR.

Sevgili dostlar,

Tüm başarılı insanların en temel özelliği bazen inat hatta saplantıya kaçabilecek kadar ısrarcı olmalarıdır. Bunlar en basit işlerinde bile müthiş ısrarcılık gösterebilirler. Zaten genel olarak insanların küçük meselelere olan tutumlarından büyük meselelere olan bakışlarını anlayabilirsiniz.

Israrcı ve azimli olmayan ve karşısına çıkan ilk sıkıntıda teslim bayrağını dalgalandıran insanların başarılı olmaları pek kolay değildir. “Tuttuğun her neyse öyle kibarca bir ucundan tutmayacaksın ve gerekirse o tuttuğunu koparacaksın” felsefesi doğru bir felsefedir.

1) Cesaret olmadan hiçbir yetenek ve bilginin değeri yoktur. Bir bilgi veya değer ancak eyleme dökülürse işe yarar, dünyanın en büyük fikirlerine bile sahip olsanız, evinizin köşesinde oturmaya devam eder ve o fikirleri eyleme dökmezseniz hiçbir işe yaramazlar. Kısacası eyleme dönüştürülmeyen şeylerin hiçbir önemi yoktur ve eyleme geçmek için cesaret gerekir.

2) Başarının temeli türlü yenilgilerden yılmayıp fırtınaya kar…

Yaş ve Başarı

Yaş ve başarılı bir hayata başlamak konusundaki düşünceler tamamen kişinin algısına bağlıdır.

Kişinin başarı algısı olumluysa her durum,konum ve yaşta başarıyı arar.

Kişinin başarı algısı olumsuzsa her durum,konum ve yaşı kendisine bahane ederek harekete geçmez.

Yani sürekli "artık bizden geçti" cümlesini kuran veya "bu ülkede bir şey olunmaz" laflarını eden birisinden başarılı eylemler görmeniz pek mümkün değildir.

# SEVGİNİ GÖSTER

14 Şubat Sevgililer günü bir pazarlama başarısıdır.

Takvimden bir günü seçip o gün çiftlerin birbirlerine hediye almaları gerektiği algısı kabul ettirildi ve tüketime yönlendirildi. (Anneler ve Babalar günü artı Yılbaşı çalışmaları da benzerdir)

Son zamanlarda algı çalışmasının etkisi zayıflamaya ve özellikle yeni nesle durum saçma gelmeye başladı.Satışlar düştü

Yeni bir operasyon zamanı gelmişti.

Sosyal medyada "Sevgini Göster" sloganı üzerinden yeni bir algı üretilmeye çalışılıyor.

Yeni algı 14 Şubatta birbirine hediye almak için aşık bir çift olman gerekmez. Ailene veya arkadaşlarına da "sevgini göstermek" için hediye alabilirsin teması üzerine.

Burada "sevginin" ancak "bir ürün satın alınıp hediye edilerek" gösterilmesi gerektiği algısı alt katmadan veriliyor.

Ne kadar başarılı olacağını 14 Şubat sonrası satış rakamlarından göreceğiz.

Kendin olursan her şey düzelir mi ?

Bazı kişisel gelişim felsefeleri eğer hayatta sorunlar yaşayan insanlara "kendileri olurlarsa" tüm problemlerin çözüleceğini söyler. Bu sebeple kişiye "kendini bulduracak sorular" sorulur veya "kendisi olmayı engelleyen şeyleri hayatından çıkarması" tavsiye edilir. Bu yaklaşım bazı insanlarda gerçekten işe yararken bazı insanların yaşamdaki "problemlerinin" sebebinin "kendileri" olmaktan kaynaklanabileceğini de düşünmek lazımdır. Kişiliğinin en temel özelliği "tembellik" ve "üşengeçlik" olan bir insana "kendin ol" derseniz,varacağınız sonuç işinden istifa edip tüm gün evde oturarak sezon sezon dizi izleyen biri olabilir. İşin gerçeği herkesin içinde çıkmayı bekleyen bir "Süpermen" yoktur.

Girişimcilik Hikayeleri - Perçin İmrek

Hem girişimci hem de eğitimci Percin Imrekdostumun geçen buluşmamızda hediye ettiği kitabını okuma fırsatı bulabildim.

Genelde böyle hediye kitaplar reklam amaçlı bana verilir ve büyük çoğunluğu da yazarları kızmasınlar ama çöptür ve kağıt israfıdır. Herkesin "kitabınız var mı ?" sorusuna havalı cevap vermek için kitap yazmasına bence hiç gerek yok,ormanlarımıza zarar.

Ancak Perçin'in kitabı bir istisna. Gerçekten ilgi çekici bir hikayesi var ve yazım şeklini de beğendim. Ancak en sevdiğim kısmı samimi,net ve dürüst olması. Bu konularda yazan bir kısım arkadaş gibi zihninde çıktığı hayali Kaf dağından atıp tutmamış.Beceremediği kısımları ve yediği kazıkları da dürüstçe paylaşmış ki bence kitabın girişimci olmak isteyenlere yararlı olacağını düşündüğüm kısımları bunlar.Kitabın içindeki misafir girişimci kısa hikayeleri de oldukça akıllıca olmuş.

Kısacası alınıp hem keyifle okunabilecek hem de bir şeyler öğrenilebilecek bir kitap. (Ha eleştirilerim yok mu var ancak genelde in…

ZİHNİYET DEĞİŞİMİ VE MUTLULUK

Sevgili dostlar,

Şöyle bir etrafıma baktığım zaman insanların ezici çoğunluğunun yaşadıkları hayatlarından şikayetçi olduklarını ve en ufak “nasılsın” sorusunda bile bazen dakikalarca sürebilecek bir şikayet şarkısına başladıklarını görüyorum.

İşin komiği aynı insanlara “peki madem hayatından bu kadar şikayetçisin neden değiştirmek için harekete geçmiyorsun” diye sorsanız aynı insanların ya sus pus kaldıklarını ya da neden hayatlarını değiştiremeyecekleri konulu yüzlerce fikri önünüze serdiklerini görürüz.

Bu tip insanlarla vaktinizi boşuna harcamayın. Kendini geliştirmek istemeyen ve kendi kendini sabote eden insanlar aslında içinde bulundukları durumdan gizli gizli zevk almaktadırlar ve değişmeye de pek niyetleri yoktur. Bazı insanlar siz ne yaparsanız yapın arabesk hayatları severler. Bu tür insanlarla fazla vakit harcamamanızı tavsiye ederim çünkü kendine yardımcı olmak istemeyen insana kimse yardımcı olamaz.

Bu yazı hayatından rahatsız ve gerçekten onu değiştirmek isteyenler içindir.…

Algı Yönetimi Sayfası

ETKİLİ BİR İNSAN OLMANIN YOLLARI

Sevgili dostlar,

Etkili lafı sözü dinlenen bir insan olmak herkesin içinde yatan aslandır ama birçok insan bunu pek itiraf etmek istemez. Ama gene de etkili bir insan olmak, etkisiz eleman bir insan olmaktan her zaman çok daha iyidir.

Etkili insan olmak hedefine giden kalıcı ve geçici yollar vardır. Kalıcı yolları birazdan anlatacağım ancak geçici yollara birkaç örnek vermek isterim.

Çok zengin olmak sizi geçici olarak etkili bir insan yapar. İnsanlar para koparabilme umuduyla size dünyanın en sevilen kralı ya da kraliçesi gibi davranırlar. Ancak bu durum geçicidir ve paranız bittiği an etkiniz de biter.

Devlette, siyasette ve büyük firmalarda üst düzey yönetici olmak da sizi geçici olarak etkili bir insan yapabilir. İnsanlar sayenizde iş bulmak, işlerini korumak veya karlı ihaleler almak umuduyla sizi her gördüklerinde yerlere yatıp türlü dalkavukluklar yaparlar. Ancak bu durum geçicidir ve pozisyonunuzu kaybettiğiniz an etkiniz de biter.

Vuran, kıran, döven ve öldüren bir suç makinesi ol…

ANLAŞMA TAKTİKLERİ

Sevgili dostlar,

Amerika’nın ünlü gangsteri Al Capone abimizin güzel bir lafı vardır. “Kibar sözler ve bir adet tabancayla sadece kibar sözlerle alabileceğinden çok daha fazlasını alırsın” demiş zamanında. 
Bu söz ilk bakışta tam bir gangster sözü gibi görünse de aslında insanlar arasındaki en ufak alış verişten, koca koca holdinglerin milyar dolarlık anlaşmalarına kadar geçerli temel bir felsefeden bahseder. Bu felsefe her tür anlaşma ve müzakerede işin eninde sonunda sempati ve korku duygularının etkin kullanımına bağlı olduğu gerçeğidir.

Peki, hocam bizim ne işimize yarayacak bu taktikler derseniz cevabım her şeyde olduğu gibi aklı olanın çok şeyine, aklı olmayanın da hiçbir şeyine yaramayacaktır diyebiliriz.

Anlaşma hayatınızın her alanında önem taşıyan bir olgudur. İşe girmek için iş yeriyle sizi alması için anlaşmanız lazımdır. Terfi etmek, zam almak içinde gene patron ve müdürlerinizle anlaşmanız gerekir. Firma sahibiyseniz başka firmalarla ve müşterilerle karlı anlaşmalar yapmanız…

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.

Sevgili dostlar,

Amerika’da 1970’ler sonrasında ülkemizde de son yirmi yıldır gözlemlemeye başladığım ilginç bir kişisel gelişim hizmeti insanlara sunulmakta. Bu büyük hizmetin ismine “Bilinçaltı Temizliği” diyorlar.
Google hazretlerinde böyle bir arama yaptığınız zaman hepsi de birbirinden “uzman” arkadaşların bilinçaltınızı temizleyip pırıl pırıl ve mis gibi yapacaklarını iddia eden reklamlarını, sitelerini hatta televizyon programlarını görebilirsiniz (reyting reyting)
Bu hepsi de birbirinden değerli “bilinçaltı temizlik uzmanlarının” farklı farklı sanatları var. Kimi Hindistan gezisinde yüz dolar verip katıldığı ve orada sokaktaki dilencilerin bile yaptığı bir takım meditasyon tavsiyelerinde bulunuyor, kimi hipnoz ve telkinle bilinçaltınızı Domestosla temizlenmiş gibi yaparım diyor, kimisi de ciddi şekilde eski transistörlü radyolardan bozulmuşa benzeyen uydurma makinelere sizi kablolarla bağlayarak bu işi çözdüklerini iddia ediyorlar.

İşin bence gerçeğini (bak bence dedim) söylemem g…