Ana içeriğe atla

Koç Holding ve 10 Kasım videosu


Reklam ve propagandanın en basit tekniği belli duyguları yükseltip yükseltip sonra kendi ürün ve markanıza boca etmektir. Burada duyguyla ürününün mantıksal beraberliği çok önemli değildir.Mesela mutluluk içinde koşup zıplayan insanları gösterir buradan edindiğiniz duygu yoğunluğunu çok yerseniz sizi koca bir şişkoya dönüştürecek bisküvilere yüklerler.Aynı şekilde spor,sağlık ve huzur resmi çizer oradan aldığınız duyguyu damarlarınızı tıkayacak margarine monte ederler.Şimdi böyle yazdığımda biz bu numaraları yemeyiz dersiniz ama ne yazık ki insan zihninin bu tip hareketlere zaafı vardır.
Bu teknik etkili olduğu için kullanılmasında bazı sınırlamalar getirmek lazımdır özellikle birazdan anlatacağım durumlarda
Efendim Koç Holding ülkemizde tarihsel ve kurumsal dediğiniz zaman aklınıza gelen ilk firmadır yalnız son bir kaç yıldır özellikle 10 Kasımlarda benim kendilerine hiç yakıştıramadığım bir iş yapmaya başladılar.
Buna göre her 10 Kasım Koç Holding özel bir videoyu Internete sürüyor dün gece itibarıyla da yeni bir video Internet ortamına sürüldü ve bir çok site ve sosyal medya hesabı üzerinden viral yapılmaya çalışılıyor.
Öncelikle video son derece güzel hazırlanmış ve insanın vatanseverlik duygularını zirve yaptırıyor ama işte tam olarak da esas mesele burada.
Videoyu izlediğiniz zaman Mustafa Kemal Atatürk,Kurtuluş Savaşı,yapılan fedakarlıklar ve büyük mücadeleleri hatırlayan toplumun farklı kesimlerinden insanların duygusal bir müzik ve siren sesi eşliğinde saygıyla ayağa kalkmaları ve "Bazı Borçlar Vardır Ödeyemezsin" gibisinden son derece etkili bir mesaj görüyoruz
Bunlarda hepimiz hemfikiriz tabii ama burada problem tüm bu özel duyguların yükseltilip en sonunda Koç Holding logosuna ve markasına yüklenmesi.
Bu tekniği kamunun geneline hitap eden bir devlet kurumu,siyasi parti veya bir sivil toplum örgütü bu şekilde kullansa diyecek hiç bir lafımız olmaz sadece tebrik eder alkışlarız ama bu teknik
"KAR AMAÇLI KURULAN BİR TİCARİ İŞLETME MARKASI"na yönelik kullanıldığı zaman işin ayarı kaçıyor.
Çünkü tüketici satın alma kararlarını verirken bu tür bilinçaltı duyguların etkisinde kalmaktadır ve en basitinden Koç Holdingin satışını yaptığı ve logosunu kullandığı bir buzdolabı bile görse bu videodaki tüm duyguları o markaya ve dolaba yükler ve satın alma kararı etkilenir ve bu iş artık 10 Kasım günü için yapılan bir paylaşımdan çıkarak reklama dönüşür.
Bu tip bir konumlandırma yanlıştır. Koç Holding bu güzel videoları yapıp yayınlamayı durdursun demiyorum ama bunları sunmanın bir çok yolu var,en basitinden arkasına herhangi bir logo koymazsın ve insanlara hediye edersin yada en azından kendi holding markanı değil kendine bağlı bir hayır kurumunu ön plana çıkarırsın.
Kısacası bu tür yapılan çalışmaları beğensem de bu işin reklam ve satın alma kararlarını etkileyebilecek yanını doğru bulmuyorum ve bu fikri Koç Holding yönetimine kim veriyorsa yanlış yapıyor. Bu işi reklam kokan hareketlere döndürmeden yapmanın binlerce yolu vardır.
Bu paylaşımımı olmadık yerinden anlayıp "Sen Atatürk'ün anılmasına karşı mısın" falan diye yorum yapacak müstakbel troll kardeşlerime de şimdiden cevabımı "Hayatınızı daha güzel ve önemli şeylere harcayın ve güzelinden birde beyin edinin" şeklinde vermek isterim.
Sevgilerimle
www.serdarkuru.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MORAL BOZMA TEKNİKLERİ

Sevgili dostlar,

Ülkemizin pek çok cepheden saldırı altında olduğu bu günlerde en tehlikeli saldırılar görünmeyen ve psikolojik harp amaçlı hamlelerdir. Çünkü geldiğini gördüğünüz bir yumruğa önlem alabilirsiniz ama sizi deviren esas yumruk,görmediğiniz yumruktur.

Psikolojik harbin temel amaçlarından biri hedef ülke insanlarının moralini düşürmek ve mücadele azmini kırmaktır.Morali olmayan insanlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar direnmekten kolayca vazgeçerler ve kaybedilen her savaş önce insanların zihinlerinde kaybedilir.

Bugün sizlerle Psikolojik Harp çerçevesinde Moral Bozma (DEMORALIZATION) tekniklerinden bahsedeceğim böylece şahit olduğunuz pek çok olayda yapılan hamleleri görüp analiz etme şansınız olacaktır.Kullanılan tekniğin ne olduğunu bilirseniz etkisinden de kaçınmanız mümkündür.

1) Düşmanın moralini bozmak ya somut şekilde onu askeri açıdan yenmekle veya kendi durumuyla alakalı görüş açısını değiştirmekle olur. Görüş açısı değiştirmeye basit bir örnek verecek olursam,eğer…

DUYGUSAL BEYİN YIKAMA

FETÖ örgütü elebaşı Gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. O dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren Adolf Hitler ve Amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden Evangelist rahip Benny Hinn oluşturuyordu.

Araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve Amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana Türkiye’de yaşadığım halde neden Gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. Tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum Gülenin o dönemlerde Samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

Gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim Gülenin “eğitilmiş” bir bey…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…