Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GELECEĞİ DÜŞÜNMEK

Yeni bir finans ve para dolaşım sisteminin öncüsü Paypal firmasının Türkiye’den çekilme kararı alması beni oldukça düşündürdü. Günlük meselelerimizden dünyanın gittiği yeri ve teknolojinin her saniye alıştığımız sistemlere ve düşünce tarzlarına ne tür darbeler indirdiğini pek fark edemiyoruz galiba. Hepimizin elinde son sistem elektronik cihazlar olmasına rağmen düşünce yapılarımız önceki yüzyıllardan kalma. Gelin sizi şöyle biraz kafamın içinden geçen düşünceler arasında bir geziye çıkartayım. 1)İnsanlığın gelecekle alakalı hayalleri eskiden çok daha geniş kapsamlıydı, altmışlı yılların çocuk dergileri arasında gezinirken içinde yaşadığımız iki binli yıllarda uçan arabaların normalleşeceğini düşündüklerini görürdük ama şu anda gerçek anlamda gelişen sadece bilişim teknolojileri yani uçan arabalar yerine, uçan selfie paylaşımları var yaşamımızda. Bu teknolojik durağanlığın pek çok sebebi bulunmaktadır. 2)En yetenekli beyinlerimiz lise ve üniversite ortamlarında başarı eşittir not ve…

SÜRDÜRÜLEBİLİR MARKA OLMAK.

Sürdürülebilir Markalar (Sustainable Brands) 2016 İstanbul konferansına AMT Danışmanlığın kibar davetiyle katılmak ve çeşitli gözlemler yapma fırsatım oldu. Swissotel Bosphorus’da iki gün süren konferans çok iyi organize edilmişti ve marka alanında son trendler ciddi şekilde konuşuldu ve tartışıldı. Şimdi organizasyon bünyesinde konuşulan konulardan dikkatimi çeken bazı şeyleri ve bunlar hakkındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 1)Teknolojinin gelişimiyle insanlar müthiş bir mesaj bombardımanı altında. Akıllı telefonlardan akıllı televizyonlara ve adımımızı attığımız her yerde bitiveren reklam kampanyalarına kadar her gün on binlerce mesaj zihinlerimize gidecek yollar arıyor. Bu tabi insanlarda büyük bir algı karmaşası yaratmakta ve zihnimiz sürekli bir filtreleme mekanizması çalıştırmakta. Şirketler reklam kampanyalarını tasarlarken mesajlarının birçok insanın filtreleme sistemleri tarafından elenebileceğini göz önüne almak zorunda. Milyonlarca lira harcadığınız büyük b…

SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ - 1

Algı Yönetiminin en çok ve etkin bir şekilde kullanıldığı alanlardan biriside imajın mesajdan çok daha önemli olduğu Siyaset Alanıdır. Şimdi temel olarak hangi Algı Yönetimi konseptleri siyaset alanında kullanılmaktadır şöyle bir bakalım. 1) İnsanlar duruş, kültür, geçmiş, inanç gibi pek çok alanda kendilerine benzer siyasi adaylara sempati duyarlar ve o adayları desteklerler. Cinsiyetiniz, bıyığınızın olup olmaması ve varsa bu bıyığın şekli, giyim tarzınız, konuşma şekliniz ve kullandığınız kelimeler, beden diliniz, eşiniz ve çocuklarınızın imajı , içinden geldiğiniz kültürel çevre, inançlarınız gibi pek çok faktör insanların size olan bakışını etkiler. Mesela kültürel olarak erkek rolü baskın ve yönetim kadrolarının ağırlıklı olarak erkeklerden oluştuğu bir kültürde bayan bir politikacının şansı azdır. Erkeklerin çoğunun sakal ve bıyık bıraktığı bir kültürde sinekkaydı traşlı bir erkek politikacının işi zordur. İnsanlarının eğitim düzeyi ortalamasının ilkokul olduğu, bilgili ve e…

SAHTE GÜVEN DUYGUSU

İnsanları kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmek isteyenlerin ilk yapacakları şey kurbanlarında sahte bir güven duygusu yaratmaktır aynen mezbahaya götürülen koyunun başının okşanması gibi. İhtiyacınız olmayan bir ton ürün size bu şekilde satılır. Şehir trafiğinde dur kalk otuz kilometre sınırında sürebileceğiniz dehşet pahalı lüks spor cipi size sanki bir gün engin çöllerde safari yapacakmış imkanınız olabilirmiş veya bomboş kaymak gibi yollarda keyifle araba sürebilirmişsiniz duygusu uyandırarak satarlar, üstelik söylediklerine göre benzini hiç de o kadar çok yakmamaktadır. Şehrin dışındaki dağlarda kurulan dev beton kuleli ve mavi boyalı havuzlu “rezidanslar” sahte bilgisayar görüntüleriyle oluşturulan sanal cennet imajları kullanılarak ömrünüzün on beş senesini çektiğiniz kredinin iki katını bankaya geri ödemeye çalışarak geçireceğiniz bir şekilde size satılır. Satın aldığınız evin aşırı pahalı ve süslü üstelik de şehirden çok uzak basit bir apartman dairesi olduğunu anladığı…

KORKU VE ALGI YÖNETİMİ

Korku faktörü insanların kararlarını etkileme ve istenilen doğrultuda hareket etmelerini sağlama konusunda tarihin ilk yıllarından beri kullanılan son derece etkin bir araçtır. İnsanın temel duygularından birisi olan korku duygusunun algı ve kararları yönlendirmekte kullanıldığı en eski alanlardan birisi savaş sanatıdır. Kendilerine itaat etmeyen ve teslim olmayanları kılıçtan geçirmeyi, kadın ve çocukları köleleştirmeyi ve şehirleri un ufak oluncaya kadar yakıp yıkmayı standart uygulama haline getiren: Roma Lejyonları, Moğol Süvarileri, İngiliz Piyadeleri, Japon Samurayları, Nazi SS birlikleri ve Kızılordu askerleri bu vahşeti stratejik olarak düşmanlarını korkuyla felç etmek, karar veremez hale getirmek ve direnme gücünü kırmak için uyguluyorlardı. Japon savaş sanatlarında zaferin yolunun düşmanın “Ki’sini kırmak” yani mücadele azmini ortadan kaldırmaktan geçtiği öğretilir. Bugünse terör grupları amaçları doğrultusunda global çapta korku yaymaya çalışmakta ve bu uğurda insanların …

KENDİ VİCDANINI BAŞKAN EDİNMEK.

Başkanlık mı gelecek, Başbakanlık mı devam edecek ? Başbakan neden gitti. İyi mi oldu kötümü? Bu işlerden kan mı çıkar yoksa hayırlı mı olur? Herkes yazmaktan, konuşup tartışmaktan usanmadı. Sen onları bırak da kendi ruhunda senin başkanın vicdanın mı yoksa içindeki egoist şeytanın mı ona bak. Bütün moleküllerine kadar seni bir damla sudan yaratan Allah’a mı kulluk ediyorsun yoksa önünde bel büktüğün sayısı sınırsız birçok başka tanrın mı var? Sen paraya, makama, sekse, gözünde büyüttüğün senin gibi insan olan politikacılara, ruhbanlara, yazarlara, şarkıcılara ve komedyenlere kulluk ettiğin müddetçe seni başkan mı yoksa başbakan mı yönetmiş ne önemi var. Yaratıcın bana kimseyi ortak koşmayacaksın demişken “tapıyorum sana” “ölürüm senin için” diye bağırarak önlerinde her gün yüz kere secde ettiğin bir ton topçu, popçu, siyasetçi ve ideolojik putlar iliğini kemiğini sömürürken, seni yönetenlerin unvanı başkan, kral, başbakan, sultan veya hoca olmuş hiç fark etmez. Oturduğun kahve, …