Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

UMUTLU FARELER

Amerikalı Psikobiyoloji uzmanı Dr.Curt Richter 1957 senesinde John Hopkins üniversitesinde bulunan laboratuvarında asistanlarıyla beraber ilginç bir deney üzerinde çalışıyordu. Deneyin amacı su sıcaklığındaki değişimlerin canlıların vücut dirençleri üzerindeki etkisini ölçmekti. Deney için bir grup deney faresi içinden tırmanıp kaçamayacakları uzunluktaki cam tüpler içine yerleştiriliyor ve suyun üstünde ne kadar süre yüzebilecekleri ölçülüyordu. Farelerin su üstünde hareketsiz kalıp dinlenmelerine engel olmak için durdukları zaman üzerlerine su sıkan ve yeniden yüzmeye başlamalarını sağlayan özel bir mekanizma da geliştirilmişti. Deneye maruz bırakılan farelerin su üstünde kalma süreleri incelendiğinde Dr.Richter’in ilgisini çeken garip bir durum ortaya çıktı. Buna göre farelerin büyük çoğunluğu on beş dakika kadar su üstünde kalmaya çabaladıktan sonra pes ediyorlar ve kendilerini suyun içine bırakarak batıyorlardı. Dikkat çekici olan azınlıkta kalan bir grup fareydi. Bu fareler bı…

SÜPERMARKETLER VE ALGI YÖNETİMİ

Her birimizin sık sık ziyaret ettiği ve türlü ihtiyacımızı satın aldığımız Süpermarketler aslında tam bir Algı Yönetimi harikasıdır. Ciddi ve kurumsal (ya da öyle olmak isteyen) her süpermarketin genel işleyiş sistemlerinde son derece iyi tasarlanmış algı yönetimi uygulamaları bulunmaktadır. Şimdi süpermarketlerde uygulanan Algı Yönetimi uygulamalarına bilinen birkaç örnek vermek istiyorum. 1)Süpermarket algı yönetimi operasyonların temel amacı içerde daha çok kalmanız ve daha çok para harcamanızdır. Bir süpermarkete giriş çok kolayken oradan elinizi cebinize atmadan çıkabilmeniz hiç de öyle kolay değildir. Süpermarketten içeri girdikten sonra tekrar geriye çıkabilmeniz için tüm mağazayı planlanmış bir rota üzerinden geçerek yürümeniz ve tamamen binanın başka bir ucundaki kapıdan çıkmanız gerekir. Tabi tüm yürüyüş boyunca birbirinden çekici yüzlerce ürünün bulunduğu rafların önünden geçmek zorunda kalırsınız ki haliniz aynen her birinin ucuna nefis yemler takılmış yüzlerce olta aras…

RESTORAN MENÜLERİ VE ALGI YÖNETİMİ

Her sektörde olduğu gibi yemek sektöründe de özellikle restoran işletmeciliğinde Algı Yönetimi uygulamalarının çok etkin kullanılabileceği ve müşteri psikolojisinin yönlendirilebileceği birçok alan vardır ve bunlardan en önemlilerinden birisi de müşterinin önüne koyduğunuz menülerdir. Menüler kullanılarak yapılan Algı Yönetimi taktiklerine birkaç örnek vermem gerekirse. 1) İnsanlar önlerine konulan menüleri kitap gibi baştan sona okumazlar. Bir müşteri önündeki menüyü eline alarak çok hızlı bir şekilde gözleriyle taramaya başlar ve bu gözle tarama aşamasının süresi yapılan bilimsel araştırmalara göre 109 saniye civarıdır. Bu da demek oluyor ki restoranların müşteriyi etkilemek ve onun sipariş sürecini yönlendirebilmek için çok az süresi vardır. Bu sebeple menünün çok rahat okunabilir, özellikle başlıkların dikkat çekici ve kolay bulunabilir olması önemlidir. Her restoran menüsünde o mekanın işletmecisinin özellikle satmak istediği hazırlaması basit, malzemesi ucuz ve kar oranı yüksek…

NEDEN CAHİL KALDIK ?

Bu yazıyı İlber hocamın kulakları çınlasın veya "bakın herkes cahil ben ne kadar zekiyim" alt mesajı vermek için yazmıyorum ancak toplumun her kesiminde göze görünür şekilde belli olan "cehalet" günlük yaşamım ve iş hayatımda beni oldukça zorlamaya başladı. Söylediklerim ve yazdıklarımı sürekli basitleştirmeye çalışmaktan ve bana gün gibi açık görünen şeyleri bile sürekli anlatmaya uğraşmaktan açıkçası sıkılmaya başladım. Ülkemizdeki bu sinir bozucu cehalet ve kafalarını her yandan çıkaran cahiller ordusunun sebeplerini biraz düşündüm ve sizlerle paylaşmak istiyorum. (Cahil olanlar gene anlamayacak ama küçük bir azınlığa da ulaşsak ne ala) 1) Cehaletin ilk sebeplerinden biri net olarak okumamaktır. Neden okumuyorlar çünkü merak etmiyorlar. Merak eden insanın en büyük keyfi merak ettiği konularda araştırmalar yapmak ve okumaktır. Halkımızın büyük kısmının merak duyduğu konular oynadığı İddaa kuponu için maçların sonuçları,izlediği dizinin sonraki bölümünde neler …

E-TİCARET VE ALGI YÖNETİMİ.

Bugün gerek ülkemizde gerek dünyada mal ve hizmetler giderek artan oranda Internet üzerinden satılmaktadır. Bu sebeple neredeyse tüm sektörler için Internet üzerinden yapılan tanıtım ve pazarlama operasyonları kısacası "E-Ticaret" büyük bir önem kazanmaya başlamıştır.Bugünkü yazımda ben işe teknik boyutundan ziyade uzmanı olduğum "Algı Yönetimi" açısından bakacağım ve bazı tavsiyelerde bulunacağım. 1) Öncelikle Internetin hayatımıza girmesi ve teknolojinin gelişmesiyle insanların hız algısı değişmiştir. Internetin ilk çıktığı yıllarda tek bir resmi görüntülemek için bilgisayarın başında dakikalarca beklemekte bir problem görmeyen insanlar artık her türlü sonuca saniyeler içinde ulaşmayı talep etmektedirler çünkü hıza alışmışlardır. Bu sebeple E-ticaret sitenizin hızı çok önemlidir. Sitenize giren bir müşteri eğer 3-4 saniye içinde istediği sayfaya ulaşamazsa sitenizden ayrılacak ve büyük ihtimal bir daha geri dönmeyecektir. Bu sebeple lütfen e-ticaret sitenizin he…

GİYİM VE ALGI YÖNETİMİ

Algı Yönetimi uygulamalarının en çok kullanıldığı ve Algılarımızın satın alma kararlarımızda en etkin olduğu sektörlerden biriside Giyim ve Kıyafet sektörüdür. Üzerimize giydiklerimiz konusunda algılarımızın ne kadar önemli olduğuna dair bir kaç örnek paylaşmak istiyorum. 1) 19.Yüzyıla kadar çocuklar için ayrı bir giyim sektörü ve çocuk modası diye bir kavram yoktu. O dönemlerin çocukları büyüklerin giydikleri kıyafetlerin ufaltılmış kopyalarını giyer ve ortalarda ufaltılmış yetişkinler gibi minik takım elbiseler ve minik gece kıyafetleriyle gezerlerdi. Çocuklar için özel olarak elbiselerin dizayn edilmesi fikri son yüzyılda başladı ve üretici firmaların uygun algı yönetimi uygulamalarıyla insanlara kabul ettirilerek günümüzün anne babaların en çok para harcadığı çocuk kıyafetleri sektörü doğdu. Doğru bir Algı Yönetimi planlamasıyla daha önce ihtiyaç duyulduğu bile hissedilemeyen bambaşka bir moda sektörü oluşturabilirsiniz. Önemli olan nerelere dokunacağınızı bilmeniz. 2) Özellikl…

Avantgarde Collection Algı Yönetimi eğitimi

Türkiye'nin önde gelen lüks otel zincirlerinden Avantgarde Collection üst düzey yöneticilerine yönelik verdiğim "Algı Yönetimi" eğitimi benim için oldukça keyifli ve eğitici oldu. Öncelikle Avantgarde Collection üst düzey yöneticileri başta yönetim kurulu başkan yardımcısı İsmet Ömer Öztanık bey olmak üzere Algı Yönetimi kavramlarına hiç yabancı değiller ve özellikle bazı uygulamalarını çok yaratıcı buldum. Dikkatimi çeken diğer bir husus müşteri segmentasyonu konusunda son derece titizler ve hitap ettikleri müşteri kitlesini çok iyi tespit ederek tüm operasyonlarını belli bir strateji doğrultusunda çok iyi odaklamışlar. Kısacası Türk özel sektörü ama esas olarak otelcilik sektörü kapsamında benimde çok şey öğrendiğim ve eğitimlerim için büyük katkı sağlayan harika bir çalışma oldu. Beni ve kızkardeşimi büyük bir ilgi ve ihtimamla ağırlayan başta yönetim ekibi tüm Avantgarde Collection mensuplarına teşekkür ederim. Kendilerine eğitim vermek büyük bir zevkti. www…

Avantgarde Collection Algı Yönetimi Eğitimi

Türkiye'nin önde gelen lüks otel zincirlerinden Avantgarde Collection üst düzey yöneticilerine özel olarak verdiğimiz yoğunlaştırılmış "İmaj ve Algı Yönetimi "eğitimi başarıyla sonuçlandı. Ayça Kuru Akademi bünyesinde kızkardeşim zarafet eğitmeni Ayça Kuru ile beraber verdiğimiz bu özel eğitime katılan üst düzey yöneticiler gerek eğitim sürecindeki ilgileri gereksede eğitim öncesi ve sonrası bizlere gösterdikleri VIP konukseverlik sayesinde çok keyifli bir eğitim süreci geçirmemize sebep oldular. Eğitime katılan yöneticilerden Avantgarde Collection yönetim kurulu başkan yardımcısı sayın İsmet Ömer Öztanık bey otelcilik sektörü konusundaki birikimi, sorduğu sorular ve yorumlarıyla beni oldukça etkiledi. Konusuna son derece hakim ve ciddi şekilde bilgiye değer veren bir yönetici. Katılımcılardan Avantgarde Collection yönetim kurulu üyesi sayın Cenk Öztanık bey'de aynı şekilde konusuna son derece hakim ,dinamik ve inovatif bir bakış açısına sahip. Eğitimin diğer k…

MUSTAFA KOÇUN VEFATI

Mustafa Koç vefat etti. Allah rahmet eylesin. Kendisini tanımazdım çoğu insan gibi gazete televizyon haberlerinden veya okuduğum bazı kitaplarda isminin geçmesinden bilirdim. Bu sebeple hakkında iyi veya kötü bir görüşüm yok çünkü biliyorum ki bir insanı şahsen tanımadığınız müddetçe medya üzerinden gerçek bir fikir edinmeniz mümkün değildir. O kişi hakkında ki söylenip yazılanlar ya lehinde ya da aleyhinde propagandadır. Yalnız bundan sonra olacaklar konusunda iyi bir kaç tahminim var. 1) Öncelikle herkes sosyal medyadan ve medya üzerinden açıklama yarışına girecek kendisini daha önce bir kez bile görmüş veya şirketleriyle bir kaç defa iş yapmış insanlar Mustafa bey çok iyi dostumdu havasında olacaklar. 2) Hemen siyasi kamplaşma başlayacak bir kısmı çok iyi adamdı bizim ideolojimizdendi derken diğerleri iyi bir adam değildi çünkü bizim görüşümüze karşıydı laflarına başlayacak. 3) Cenazesi eğer halka açık yapılırsa oradan resim çektirme sosyal medyada paylaşma yarışı başlar. Buradaki …

BAŞARI KAVRAMINA BAKIŞ FARKI.

You tube sitesine girerek arama çubuğuna "başarı" yazarsanız 153.000 sonuç çıkmaktadır. Bu sonuçları en çok izlenen videolara göre sıraladığınız zaman ilk sırada gelen video 1.302.041 defa izlenmiş "Ağlatan başarı hikayesi isimli" bir animasyondur. Animasyonu izlediğiniz zaman kısaca zor şartlar altında yaşayan ezik ve içine kapanık bir öğrencisine cesaret verip kendisini önemli hissettiren bir öğretmenin daha sonra bu öğrencinin kendisinden aldığı cesaret ve değerli görülme duygusuyla başarılı bir öğrenciye dönüşmesi ve okulunu bitirip doktor olması üzerine bir hikaye izliyorsunuz. Son derece dokunaklı ve duygusal bir hikaye. Link: https://www.youtube.com/watch?v=6CXYXhlwhzM You Tube sitesine başarı kelimesinin ingilizcesi olan "success" kelimesini yazarsanız 11.200.00 sonuç çıkmaktadır. Bu videolar arasında en fazla izlenen video 35.702.279 defa izlenmiş "How Bad Do You Want It? Success" yani " Ne kadar fazla istiyorsun ? (Başarı)" i…

NE YAZACAĞIMI BİLMİYORUM.

40 yaşındayım. Bir zamanlar bu yaşa geldiğimiz zaman çok farklı bir ülkede ve çok farklı şartlarda yaşayacağımızı düşünürdüm. Yanılmışım. Küçükken Doğan Kardeş ve Milliyet Çocuk dergileri okurdum ve istisnasız her birinde iki binli yıllarda nasıl bir dünya olacağına dair öngörüler olurdu. O zamanlar çok merak ederdim iki binli yıllarda nasıl bir ülkede yaşarım diye. Çünkü teknoloji arttıkça medeniyetinde gelişeceği konulu bir yalan söylenmişti bize. Kandırılmışım. Şu anda benim gibi orta yaşlarında olan milyonlarca insanın özellikle Berlin Duvarının yıkılıp Soğuk Savaşın bittiği ve herkesin geleceğe umutla baktığını dönemlerden sonra çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını düşünüyorum. Bizim için gelecekteki dünya teknoloji ve bilgisayarların bir çok sorunumuza çözüm getireceği,ölümcül hastalıkların tedavisinin bulunacağı,insanların deliler gibi çalışmak zorunda kalmadan yaşamdan tat alabilecekleri,bilim ve sanatın her dalının çok şaşırtıcı gelişmeler içinde olacağı,saçma sapan ideol…

SUUD VE İRAN NEDEN DALAŞIYOR.

Şii din adamı El-Nimrin Suudlar tarafından idamından hemen sonra İranlılar Suud uçakları Yemen'de elçiliğimizi bombaladı diye ayağa kalkınca Ortadoğuda bitmeyen savaşlara yeni birisimi ekleniyor diye tüm gün televizyon ve gazetelerde yorumlar birbirini izledi. Suud ve İran çekişmesini "biri Şii diğeri Sunni mezhebinden oldukları için çatışıyorlar" falan gibi saçma sapan laflarla yorumlayan ak saçlı ve şişman bir beyefendiyi televizyonda izlediğim zaman konu hakkında bir yazı yazmamın iyi olabileceğini düşündüm. Uzun yazılarınızı okuyamıyorum şu işi bir cümlede bana söylesene diyen dostlar için işin özetini şu şekilde yapabilirim. Efendim Suudlar ve İran arasındaki çatışmaların sebebi mezhep falan değildir her zaman ki gibi bu çatışmanın da sebebi Para ve Güçtür. Şimdi konuya bir ufaktan bakalım acaba neden bu iki ülke birbirleriyle çekişip durmaya başladılar. 1) İran'ı yıllardır güçten düşüren ambargoların kalkması ve hemen sonrasında çakılan petrol fiyatları Suud Ai…

NÜKLEER CEHENNEM DÜĞMESİNİN ÜZERİNDEKİ TOMBUL PARMAK.

Kuzey Kore dün herkes İŞİD,Putin,PKK derken dünya beni unuttu ben de buradayım dercesine ufak bir atom bombasını (ki kendileri hidrojen bombası olduğunu iddia ediyor ama uzmanlar blöf diyor) patlatıverdi. Atom bombası gibi korkunç silahların varlığını hatırlamamız açısından önemli bir gelişme olmasının yanısıra bu bombanın düğmesine basarak dünyayı cehenneme çevirme kapasitesine sahip minik tombul parmağın sahibi Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un profilini incelememiz de faydalı olacaktır. (Yazıyı mümkün olduğu kadar Kim Jong kardeşimizi incitmeden yazacağım çünkü kafası attı mı kendi aleyhine yazılar bulunan Internet sitelerini resmi hackerlarına yok ettirme gibi kötü bir huyu var bu tombul kardeşimizin durduk yere benim Internet platformları da yok yere gitmesin şimdi) 1) Nükleer Atom bombaları başta olmak üzere dişinden tırnağına silahlı Kuzey Kore Ordusunun başında Başkomutan ve Mareşal (Daejang) rütbeleriyle en üst emir makamı olan Kim Jong Un beyefendinin hiç bir askerlik eği…