Ana içeriğe atla

Kayıtlar

PETROL SATRANCI

Katar meselesi konusunda yazıp çizenlerin büyük bir çoğunluğu olayın ne olduğundan ya habersiz yada gerçekleri pek anlatmak istemiyorlar. Aslında yaşananlar çok karmaşık değildir ve neler olduğunu anlamak için yaldızlı üniversitelerden diplomalar biriktirmenin gereği yoktur doğru anlatılırsa ilkokul mezunu birisi bile olayı rahatlıkla anlayabilir. Halkımızın büyük kısmı da aslında olanların farkındadır.

Olay şudur

1) Petrol ve Doğalgaza ısınmak,ulaşım ve plastik çer çöp üretimi için Batının gereksinimi vardır.Elektrik,Güneş,Rüzgar ve Nükleer enerji gibi alternatifler ya yetersizdir ya da çok tehlikelidir. Üstelik petrol işi çok da karlıdır ve kimsenin de bol kese güneş enerjisini insanlara ücretsiz dağıtmak gibi bir niyeti yoktur.

2) Petrol ve Doğalgazın bulunduğu yerler genelde Asya ve Afrikadadır. Bu toprakların üzerinde yaşayan insanların bulunduğu ülkeleri ele geçirip onlardan bu ürünleri bedavaya söküp almak daha önce denenmiştir ancak buraları tutmak için gereken harcamaların a…
En son yayınlar

KUDUZ KÖPEKTEN PKK'YA SEVGİLERLE

Sevgili dostlar,

Amerika Birleşik Devletleri ordusu DAEŞ'le mücadele etsin bahanesiyle YPG yani PKK'ya silah yağdırmaktadır ve bu silahların Türkiyeye karşı kullanılmayacağı garantisini vermektedir (Bunu duydukları zaman kargalar bile gülme krizine girdi)

Amerikanın YPG/PKK'ya yağdırdığı tanksavar roketlerden bir tanesi geçenlerde Şemdinlide etkisiz hale getirilen bir PKK militanının üstünden çıkınca kargaların neden güldüğü ve Amerikanın garantisinin bir şaka olduğu ortaya çıktı.

Önümüzdeki günlerde yapılacak NATO savunma bakanları toplantısında değerli bakanımız Fikri Aşık PKK'ya silah yağdırılması operasyonunu yürüten Amerikan Savunma Bakanı Jim Mattis'e bir kaç kelam edecektir diye düşünüyorum. İşte bu bir kaç kelam edilmesi gereken Jim Mattis hakkında biraz bilgi vermek isterim.

1) Amerikan Savunma bakanı Mattis sivil değil emekli bir Deniz Piyadesi Generalidir hemde öyle oturan generallerden değil savaşan generallerdendir. Afganistan ve Irak işgallerinde bir…

Biyolojik Savaş

BİYOLOJİK SAVAŞ.

1) Salmonella bakteri türü 2500 bakteri soyundan oluşur ve bunun 1400’den fazlası insanlar için zehirlidir.

2) Biyolojik Savaş amacıyla Salmonella bakterisi ya havaya zerreler halinde sıkılarak veya yiyecek içecek maddelerine bulaştırılarak kullanılır.

3) Salmonella bakterisinin biyolojik savaş doğrultusunda kullanılmasının en büyük avantajı normal gıda zehirlenmelerinden ayırt edilmesinin mümkün olmamasıdır. Bu sayede saldırıyı yapan odak kendini mümkün olduğunca gizli tutabilir.

4) Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında Fransız ordusu biyolojik savaş programı, İkinci Dünya Savaşında Japon Ordusunun 731.Birim adı verilen biyolojik savaş birlikleri ve Güney Afrikanın “Project Coast-Kıyı Projesi” adıyla gizlediği biyolojik infiltrasyon birimleri Salmonella bakterisinin biyolojik silah olarak kullanılma şekillerini araştırmıştır.

5) Terör örgütleri içinde Salmonella bakterisinden üretilen silahlar diğerlerine göre daha ucuz ve ulaşılabilirdir. Örneğin 1984 senesinde Amerika’n…

BİLGE SAVAŞÇININ NASİHATLERİ.

Bilge savaşçı bir akşam öğrencilerini bembeyaz mermerden yapılma okulunun geniş sütunlu giriş kapısı önünde toplayarak konuşmaya başladı.
"Bu akşam sizinle kendi yaşamımda öğrendiğim birtakım gerçekleri paylaşmak istiyorum ki üzerlerinde düşünebilesiniz.
İnsanların vicdanına güvenerek iş yapmayın çünkü birçok insanın vicdanı sandığınız şey üzerlerindeki toplum baskısından başka bir şey değildir. Eğer yakalanmayacaklarını ve ayıplanmayacaklarını bilirlerse size her kötülüğü yapabilirler.
Sizi korkutmaya çalışan bildiğiniz düşmanlardan korkmayın çünkü görebildiğiniz düşmanı yenebilirsiniz. Korkmanız gereken, varlıklarının farkında olmadığınız görünmez düşmanlardır.
Her masalın bir kötü canavarı bir de kahramanı bulunur. Eğer masallarda değil gerçek dünyada yaşamak istiyorsanız orada kötü canavarların ve kahramanların var olmadığını bilin.
Kara kalabalıklardan korkun. Çünkü kalabalığa karışan insanlar kendi karakterlerini kaybederek hipnotize olmuş bir şekilde tüm benliklerini o k…

PARANOYAK DEDE.

(Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür. Gerçek hayattaki kişiler, yerler ve olaylarla ilgisi yoktur)
İzmirin Basmane semtinde yağmurlu bir gecede, yıkılmak üzere olan eski evin yaşanabilecek tek odasında oturan yaşlı bir adam penceresinden uzattığı sabit bakışlarla aşağıdaki taksiye bakıyordu. Kolundaki eski saate göre taksi on iki dakikadır evinin karşısındaki sokağın içinde tüm ışıkları sönük bir şekilde beklemekteydi. İçinde birinin olduğuna dair tek kanıt derin nefesler çekildiği belli olan ve biri sönmeden diğeri yakılan sigaranın ışığıydı.
Yaşlı adam taksiyi fark ettiği andan itibaren gözlerini bir an olsun üzerinden ayırmamıştı. Bu taksinin hiçbir anlamı olmayabilir veya çok şey anlamına geliyor olabilirdi. Bu yaşına kadar hayatta kalabilmiş olmasını kimi zaman paranoyaklık derecesine varan dikkatine borçluydu yaşlı adam. Beş aydır bu köhne mahallede oturan yaşlı adamı tüm mahalleli “Hasan Dede” olarak tanımaktaydı. Mahallenin bakkalı ve evine su getiren çocuğun dışında pek kimseyl…

Tavşanın zaferi.

Çiftçinin bir köpeği ve evcil bir tavşanı varmış. Bir gün arkadaşıyla sohbet ederken köpeklerin mi yoksa tavşanların mı saklanan şeyleri bulmak konusunda daha yetenekli olup olmadıklarını tartışmaya başlamışlar. Arkadaşı köpeklerin üst düzey gelişmiş koklama duyuları ve içgüdüleriyle bu konuda doğuştan yetenekli olduklarını bu sebeple saklanan her şeyi bulmakla ün yaptıklarını savunmuş. Çiftçiyse kendi tecrübesine göre doğal yeteneğin yanı sıra başka özelliklerin de önemli olduğunu bu sebeple tavşanların bazı durumlarda köpeklerden çok daha avantajlı olabileceğini iddia etmiş.
Saatlerce birbirlerine türlü deliller getiren iki adam en sonunda durumu açıklığa kavuşturmak için bir yarışma düzenlemeye karar vermişler. Çiftçi eline kazma küreğini alarak tarlasına gitmiş ve bir çukur açmış daha sonra da bu çukurun içine tavşanın bayılacağı kocaman  bir havuçla, tam da köpeklerin ağzına layık irice bir kemiği yerleştirerek deliği kapatmış.
Daha sonrada köpeğini ve tavşanını tarlasına götür…

Orman Okulu

Orman ülkesinde yaşayan hayvanlar değişen orman şartlarına uyum sağlamak için bir “Orman Okulu” açmaya karar vermişler ve tüm hayvanların bu okulda eğitim görerek sertifika almasını şart koşmuşlar.
Bir hayvanın ihtiyaç duyacağı dört temel özellikten oluşan bir müfredat oluşturulmuş. Bu özellikler koşma, tırmanma, yüzme ve uçmaymış.
Ördek yüzme dersinde çok başarılıymış hatta öğretmenden bile iyi yüzüyormuş ancak uçma dersinden zar zor geçebiliyor ve koşma dersinden de sürekli kalıyormuş.
Koşma dersinden sürekli kötü notlar alınca daha fazla koşu çalışmaya başlamış. Ancak paletli ayakları koşmaya uygun olmadığı için koştukça ayakları yaralanmış ve parçalanmış. Ördeğin paletleri zarar gördüğü için bu sefer çok iyi olduğu yüzme dersinde de ortalama bir öğrenci olmuş. Ancak ortalama geçer bir not olduğu için okul idaresinden hiç kimse bir zamanlar yüzmede olağanüstü başarılı olan ördeğin şimdi hem yüzme de hem de koşmada vasat bir öğrenci olmasının sebebini araştırmamış. Ördeğin morali g…