Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KORUMASIZ AJAN

1) 1970’li yıllarda televizyonda dizi olarak başlayan sonra da filmleri çekilen “Görevimiz Tehlike”’ de her bölümün başında ajanlar bir mesajla kendilerine verilen görev konusunda bilgilendirilir ve her bilgilendirmenin sonunda onlara “yakalanmaları halinde kendilerinin tanınmayacağı” uyarısı yapılırdı.

2) Bu tür ajanlara CIA teşkilatında NOC (Non Official Cover) yani resmi koruması olmayan ajan ismi verilir. Resmi ajanlar yakalandıkları zaman kimliklerini kabul ederler ve genelde de kendileri gibi yakalanmış diğer ajanlarla değiş tokuş edilirler. Bunlar genelde o ülkenin diplomatik temsilciliklerinde farklı görevler adı altında çalışan elemanlardır ve resmi statüleri vardır.

3) Korumasız ajanlarsa tamamen gizli görev yaparlar ve yakalandıkları zaman onlara sahip çıkılmaz.

4) Bu tür ajanlar genelde en fanatik ve psikolojik olarak dirençli insanlardan oluşur. Sorgulama tekniklerine karşı direnmeyi öğrenirler ve ağızlarından “doğru” laf almak çok zordur. Genelde ya hiç konuşmaz ve tüm …
En son yayınlar

MAHKUM ALGISI

1) Amerikan adalet sisteminde mahkumlara tek tip kıyafet uygulanması uzun süredir uygulanmaktadır. (Red Kit çizgi romanında sürekli çizgili hapishane kıyafeti giyen Dalton Kardeşler karakterlerini hatırlayın)

2) Mahkum kıyafeti Amerika’nın elindeki El Kaide mahkumları ve Guantanamo esir kampından meşhur olsa da aslında Amerikan adalet sisteminde standart bir uygulamadır.

3) Turuncu renkli mahkum kıyafetinin ilk amacı olası bir firar teşebbüsü esnasında kaçan mahkumların kolaylıkla kalabalığa karışmasına önleyerek hem yakalanmalarını kolaylaştırmak hem de gerekirse vurulup etkisiz hale getirilmelerine yardımcı olmaktır. Koca bir karmaşanın içindeki turuncu renk kıyafetli hedefleri dürbünlü tüfeklerle devirmek son derece kolaydır. Üstelik bu kıyafetler gece de kolaylıkla fark edilir.

4) Mahkum kıyafetinin diğer amacı psikolojik olarak mahkumları domine etmek ve direnme güdülerini kırarak itaati sağlamaktır.

5) Giydiğimiz kıyafetler kimliğimizi, kendimize güvenimizi hatta enerji seviyem…

İHANET ÇEMBERİ

Sevgili Dostlar,

Türkiye’nin etrafında içerden ve dışardan çizilen ihanet çemberinin çapı giderek büyümektedir. Kiraya verilmemiş bir zihniniz, görebilen gözleriniz ve bilgi birikiminiz varsa bu çemberi algılamanız hiç de zor değildir. Kısaca özetlemek istiyorum.

1) Amerika Birleşik Devletleri kendi besleyip desteklediği unsurlarla “savaştırmak” bahanesiyle PKK-PYD örgütüne “aleni” silah sevkiyatına başlamıştır. Örgüte ağır silahlar, zırhlı araçlar verilmekte hızlı ve vurucu gücü yüksek bir askeri unsura dönüştürülmektedir. Teröristlere Irak ve Suriye’deki kamplarda şehir savaşı ve ağır silah eğitimi veriliyor. Türkiye’ye yönelik önce Suriye ve Irakta daha sonrasında da bizzat güneydoğudaki şehirlerimizde “sıcak bir cephe” açılması ihtimali vardır.

2) Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya toprak verilmesi ve ağır silahlarla teçhiz edilmiş militanların burada konuşlanmasına Türkiye tepkisiz kalamayacağı için Fırat Kalkanı operasyonunda temizlediği bölgeleri korumak için yeniden bölgeye girecekt…

PATLAT VE YAK

Gizli operasyonlar terminolojisinde “Patlat ve Yak” olarak adlandırılan eylemler, operasyon düzenlenen ülkedeki sosyal ve ekonomik fay hatlarını tahrik ederek o ülkede “toplumsal depremler” oluşturmaya çalışır.
Bir ülkede bulunan etnik, dini ve kültürel her ayrışma, farklı araçlar kullanılarak kaşınır ve oluşturulan enerjinin şiddet hareketlerine dönüştürülmesi hedeflenir.
Zaten bu sebeple bu operasyonlara “Patlat ve Yak” ismi verilmiştir.
Bu tür hamlelerin başlangıç kısımlarında, bir takım sembolik hedeflere hücumda bulunularak halkın ilgili kesimlerinde reaksiyon üretilmeye çalışılır.
İlk olarak o ülkede farklı düşüncelere bağlı “sivil toplum örgütleri” veya farklı kesimlerden insan grupları tek bir hedefe yönelik eylemlerde bulunmaya teşvik edilir.
Örneğin o toplumda “kıyafet” ve “yaşam biçimi” üzerinden bir ayrışma varsa, bu ayrışmada kendisini en çok tehdit altında hissedecek olan kesimler kışkırtılmaya çalışılır.
Sokak eylemleriyle insanların sokağa çıkartılması önemlidir.
Bu…

KÜRESEL ISINMA ALGISI.

Sevgili dostlar,

İstanbul’da aniden yağan sert yağmur ve ceviz irisi büyüklüğünde dolu taneleri birçok yoruma sebep oldu.

Kimi aşırı sanayileşme sebebiyle ozon tabakasını yok ettiğimiz için atmosferin ayarının kaçtığını ve önlem alınmazsa iklim değişiklikleri sebebiyle başımızın büyük belalara gireceğini söylemekte.

Kimi bu tür doğal afetlerin Allah’ın bir uyarısı ve yoldan çıkmış insanlığa kendine gelmesi için atılan tokatlar olduğunu vaaz etmekte.

Kimi de bunların doğal olduğunu eskiden de bu şekilde iklim olaylarının gerçekleştiğini ve çok da büyütüp paniklemememiz gerektiğini tavsiye etmekte.

Bense şunu diyorum.

Algı yönetiminde “gerçek” değil insanların “gerçek olarak algıladıkları” önemlidir. Bu sebeple çeşitli psikolojik tekniklerle insanlar birçok şeye inandırılabilir ve inandırıldıkları şeylerin “kesinlikle gerçek” olduğunu var güçleriyle savunurlar.

Diyelim ki, mesela, bir varmış bir yokmuş…

Sanayileşme yüzünden küresel ısınma meydana geldiği ve insanların bundan zarar görd…

FATİH TERİM ALGISI.

Sevgili Dostlar,
Futbol başarısının yanı sıra Fatih Terim’in en büyük başarısı “Algı Yönetimi Prensiplerini” iyi uygulamasıdır.
Algı yönetimi “8 Psikolojik Prensibe” dayanır ve gördüğüm kadarıyla Fatih Terim bunların en önemlilerini çok etkin bir şekilde kullanmaktadır. Bunun eğitimini de Algı Yönetimi uzmanlarının danışmanlığını alan birçok profesyonel futbol takımı bulunan İtalya’dan aldığını düşünüyorum.
Fatih Terim kazara veya doğuştan “karizmatik” olmamıştır.
Karizması Algı yönetimi tekniklerini doğru şekilde kullanmasından kaynaklanmaktadır. Zaten bir çok alanda gördüğünüz “karizmatik” adı verilen kişilerin çoğu da bunu doğuştan getirmemiş sonradan aldıkları eğitimleri uygulamışlardır.
Bu sebeple Fatih Terim hiçbir zaman yüksek ücretlere iş bulmakta zorlanmamış ve başka teknik direktörlerin kariyerlerini bitirebilecek “hata” veya “kavgalardan” kolaylıkla sıyrılabilmesini bilmiştir.
Fatih Terim öncelikle kendi isminden bir marka oluşturmuştur.
Birçok teknik direktör çalıştıkları…

MÜFREDAT NE İŞE YARAR?

Bir ülkenin çocuklarının okullarda neleri öğrenecekleri, hangi bilginin öğrenilmeye değer ve işe yarar bilgiler, hangilerinin öğrenilmesi gereksiz ve işe yaramaz bilgiler olduğuna, kimler hangi kriterlere göre karar vermektedir?
Birbirinden farklı karakterlere, zeka seviyesine, refah düzeyine ve farklı bölgesel kültürlere sahip çocukların hepsinin de aynı bilgileri almasının faydalı olduğunun ve bunun işe yaradığının delilleri nelerdir ?
Onlarca yıldır PKK, FETÖ ve İŞİD gibi adını sayamayacağımız kadar çok terör örgütü ülkemizde kendine militan bulmakta ve  onların beyinlerini yıkamakta hiç zorlanmamıştır. Bu insanların kendi eğitimleri sırasında gördükleri eğitim müfredatları ve aldıkları bilgiler neden onların kandırılmasını engellememiştir ?
Çocuklara bilgi yüklemek mi önemlidir yoksa doğru bilgiyi öğrenebilecek, soru sorabilecek özgür düşünceli ve şüpheci insanlar olmalarını mı sağlamak gerekir?
Kendisine verilen tüm bilgileri sorgulamadan ezberlemeye alıştırılmış bireyler her t…